Diğer tüm blogları/siteleri kapattım

                 Wordpress altyapısına ve sağlamlığına olan güvenimden dolayı diğer bloglarımın hepsini silmiş bulunmaktayım.Ordaki yazıları yorumları.. buraya taşıdım.Artık benim için tek dert ortağı bu blog.Bloglara internet sitesi demekten uzak durmaya çalışıyorum çünkü onlar benim için günce gibi.Dertleşebileceğin istediğin gibi özgürce takılabileceğin bir platform.Uzun bir giriş sayfası düşünüyorum çünkü şimdiye kadar hep en çok ziyaretçiyi ve geri bildirimi wordpress altyapısı ile aldım.Wordpress hep daha kolay ve zahmetsiz içerik paylaşmamı sağladı.Diğer tüm platformları buraya taşıma nedenim de bu aslında.

                 Gelelim günlük hayatımdan derlemelere.Okul hayatımın son günlerini yaşıyorum yoğun olmasa da final haftasındayım ve sülalem rahat o derece.Neden rahat olduğuma gelince sıkı bir vize haftası çalışmasının meyvelerini yiyorum şu anda.Bölümden kaynaklı ortalama sıkıntısı olmamasından dolayı 2.00 ile bitirsem bile gözüm arkada kalmayacak.Ha bir de iskenderunda gireceğim son sınavım var.Ders çalışmaktan o kadar çok sıkıldım ki.Hayatımın büyük çoğunluğunu oluşturdu diyebilirim.İnsanlar sokaklarda kırlarda koşuşurken ben gençliğimi geleceğim için sattım iyi mi ettim bu satıştan ne kazandım ne kaybettim artık zaman gösterecek.Gönlüm razı değil sadece.Belki de razı olsaydı daha güzel daha değerli şeyler ile takas edebilirdim.Mesela güzel bir kadın için harcanan gençlik ya da çok haklı bir dava uğruna harcanan gençlik.Benim için daha hayırlı olabilirdi.”Hayırlı” göreceli bir kavram olarak kullanılır ben de burda gece uyurken rahatça uykuya dalabilmek olarak kullandım tabi.

5158789164_7a2466480b_z

                 Iş güç el verdikçe her gün yazmaya çalışacağım.Çünkü blog işi hayatım boyunca sürekli yaptığım tek iş.Belki de yazmak kadar rahatlatıcı ve mutlu edici birşeyler bulamadığımdan kaynaklıdır.Yazmak hayatımın en özgürce işi belki de.Hiç korkmadan çekinmeden yaptığım tek aktivite.Sosyal hayattakinden çok farklı bir karakter olduğumu görebiliyorum yazdıkça.Çünkü toplumsal baskıdan sadece yazarken sıyrılabiliyorum.Neden bilmem.Belki de kimse okumuyor diyedir.Ama şundan eminim bir kişi okuyor yazdıklarımı ve şu an gülüyordur belki de..Yazarken yazım kurallarına dikkat etmeye çalıştığımdan yazı süresi biraz uzamakta.Daha zekice ve okuyucuyu bağlayan şeyler yazmaya çalışsam da sanırım İQ ve EQ denilen meretler yetersiz kalıyor.Senelerdir ekşi sözlük,uludağ sözlük ve itü sözlük ‘ten yazarlık almaya çalıştım bir tek itü sözlük verdi.O da pek aktif olmadığımdan geri aldı yazarlığı ya da başka birşey oldu anlamadım.Bunu neden anlatıyorum bilmiyorum.Aklım karışık işte yapacak birşey yok bu konuda.Ha bi de unutmadan Gemide yazdığım günlüğümü yazmaya devam edeceğim gün geçtikçe.Gemide de yazmaya devam edeceğim yazmasam olmaz çünkü.

Reklamlar

6 Nisan 2015

Demirden çıktık..Vardiyalı sistemi seviyorum açıkçası.Bugün 4. mühendis muhammed abi ike 20 dk kamarada muhabbet ettik.Günlüğü okudu ve beğendiğini söyledi kendisinin de böyle şeylere niyetlendiğini ancak bir türlü yapamadığını söyledi.Belki tuhaf kaçacak ama güvendiğim insanlara karşı “özel” diye bir kavramım olmuyor.O insanları hep farklı tutuyorum.Günlükte bazı insanlara karşı görüşlerime katıldığını biliyordum okuduğunda teyyit etmesi ayrıca hoşuma gitti.Bu gün ahmaklık edip sabah uyanır uyanmaz vardiyaya gitmek yerine anlam veremediğim şekilde kahvaltıya inip tekrar yatağa gittim.Aslında vardiyanın 12 de başlayacağı kanısına kapılmıştım kendimce bu kanıya nerden vardım bilmiyorum herhalde demir vardiyasından çıktım ondan bi rehavete kapıldım.Bilemiyorum tam olarak ama sağolsun 2. mühendis çok üstünde durmadı bu hatamın.Oysa bu gemide gemide günler  saat hesabı,gün hesabı ya da herhangi bir geri sayımla geçsin diye gelmedim binlerce kilometre öteden.Bu gemiye çeşitli hedefler için geldim ve bu gemiler benim için fırsattan ibaret vehamete kapılıp vaktimi boşa harcamak gibi bir niyetim de yok asla.Herşeye rağmen hayat çok güzel ve sükredecek çok şey var..

6 nisan 2015 devam..

Bilgisayarımın bataryası pert oldu sanırım sahip olduğum herşeyin sonu aynı oluyor.Okul bitince bizden geri alacaklar gerçi.MacbookPro alacağım her ne pahasına olursa olsun alacağım o makineyi.Her nedense birisi ne okuyorsun diye sorduğunda afallıyorum hemen.Bunun bir benzerini şirketin mülakatında yaşamıştım..Yardımcı makinaları sayar mısın demişti şirket personel müdürü o kadar kolay bir soru ki oysa aniden sorulunca tıkanıyorum.Yazıya ara verip person of interest izleyeceğim.4. sezon son bölümlere az kaldı..Devamını anca vardiyadan sonra yazarım.Uzun soluklu kitap okumasından sonra devam ediyorum ancak kitap beynimi tamamen meşkul ediyor şu anda.Şaşırıyorum bu halime sanırım okumayı özlemişim uzun zaman sonra.Adam fawer işinin ehli adam gerçekten.Slop chest,’ten 2 tane 6lı icetea ve biraz çerez aldım.Slopchest bedava ancak şirkete giydiriiliyor sonuçta bunu yapmamalıyım.

5 Nisan 2015

Sabah tatil havasında uyandım.Tabii olarak yine saat 8’i görmeden uyandım da işte..Uyanıp kahvaltıya indim.Salonda CODE46 diye muazzam güzel ve manalı bir film izledik.Tıpkı şimdi okuduğum adam fawer empatisi ile paralel konu olması ayrıca güzel tesadüftü.Empati’yi liseden beri okumak istemişimdir başladığımda da hep yarım kaldı zaten bu sefer kesin biter gözüyle bakıyorum.En son Adam smith’i okuyacam büyük olasılıkla.Yanıma yaklaşık 8 10 kitap getirdim.İçlerinde senelrdir okumak isteyip okuyamadıklarım var.En güzelleri de onlar ya zaten.Tatil havası olduğundan gün boyu kitap mı okusam yoksa uyusam mı arasında gittim geldim.Saat 4 gibi diesel oil seperetoru alarm verdi kapatmaya iniyorum.P!nk çalıyordu “just give me a reason” ben aşağı inerken.Eskiden dinlerken anlamazdım çok fazla ama anladıkça daha bi hoş geliyor dinlemesi.Bu gün yine aklıma düştün ağlamaklı oldum.Yandaki fotograf eski gemilerdimden biri olan milangaz4 gemisinden.Akşam yemeğinden sonra deniz ziyafeti zamanlarında çektiğim en güzel anlardan biri.Baktıkça sanki o andaymışım hala gibi bi hisse kapılıyorum 

4 nisan 2015

Hala demirdeyiz..Ne zaman yanaşacağımız belli değil -insan en azından haber verir değil mi ? .Insan çok tuhaflaşabiliyor biraz saygı duyulduğunu hissettiğinde hemen bi havalara girmeye meyilli.Hep

GENT
LGC GASMASTER

söylediğim gibi insan haddini bilmeli kendisini dev aynasında görmemeli kısacası uçmamalı az rüzgarda savrulmamalı.Çok basit iki övgüyle kendisini kaybeden insanlarla dolu gemiler.Bunların yanlış yapması da duvara hızla yaklaşan araç gibi öngörülebiliyor.Oysa hadisi
şerifte “Seni yüzüne karşı övenin yüzüne toprak saç.” denmektedir. Tabii hikmeti konusunda yeteri kadar ilmi birikimim olduğunu sanmıyorum da bundan anladığım insanın çok çabuk göze geldiği ve karşı tarafın da övmesi ile hata katsayımızın yükseldiği..Tabi ilmi birikimim olmadığından saçmalarım bazen bazı konularda.Gemide bu olay çok farklı tabii.Birbirini övdüğüne şahit olduğum ikilinin bir kaç farklı ortamda birbirlerine sövdüğünü gördüm.Belki gemide çalışmanın verdiği karakter kaymasından dolayıdır kim bilir ama o tür insanlardan her zamanki gibi uzak durmayı yeğlerim.Demirde kalmak bu gemide epey zor geçiyor.Demir vardiyalarında neye elimizi atsak elimizde kalıyor.Geminin eski olmasından ötürü tahmin edildiği üzre.Sonuçta dünyanın ilk tam soğutmalı gaz gemisinde çalışıyorum boru değil.Bu satırları yazarken gemideki 3. kitabıma başlıyordum Adam Fawer-Empati

3 nisan 2015

Seawage devresi taştı yine her tarafı bk götürdü..Çok tuhaf ama artık böyle manzaralar midemı kaldırmıyor.İnsan bir süre sonra alışıyor herhalde  efsunluyum.Tam da 4. ve 3. mühendis salona kurulmuş film izlemeye çalışıyorduk.Neyse birazdan devam ederiz artık.Sistem tıkanası gelmiş ve kendi kendine de düzelesi.En sevmediğim sistem arızasıdır.Anlam veremediğimiz bir arıza ve anlam veremediğimiz kendi kendine onarım..Gemi makina işletme mühendisliği her anı ile güzeldir belki ama iş seawage sistemine gelince işin rengi bi hayli değişiyor bka sarıyor iş.(gemide bunları yazarken bir yandan da “aşk herşeye değer” çalıyor aslı güngör’den) Tabii şarkı modunda değilim olay daha ciddi ve bktan :).Defter kirlenmesin diye üzerinde bez var şu an yarısı kapalı sadece kaleme yer var tertemiz tutmalıyım daha yazacak çok şey olacak 6 aylık staj..Farid farjad reis çalıyor şimdi de 8-5 demir vardiyasındayız en sıkı dönem yemekler güzel çıkıyor bu gemide ama geminin en az çalışan zerrecikleri bir türlü beğenemiyorlar yemekleri.Sanırsın kraliyet ailesinden gelme hepsi her yemeğe burun kıvırır mı insan.”Haddinizi bilin be bu yemekleri ömürlerinde görmeyen insanlar var dünya üzerinde” diye yemek masasında bağırasım var.Sanki geldikleri yerlerde sofralarda tek kuş sütü eksikti de gemide bulurum umuduyla geldiler.Neyse bunların derdi bitmez..

2 nisan 2015

Seneler sonra bakarım bu notlara belki de..Geleceğe notlar bırakmak ne garip bir duygu.Belki de müstakbelim ile beraber güneşli bir yaz günü sahile uzanıp okuruz bu satırları bir gün kim bilir.Belki de hiç öyle bir şey olmaz ömrü hayatım boyunca bilahare düşüncesi bile gayet güzel.Bu gün epey yoğunduk E.zabiti ile hafif bir tartışmamız oldu gerçi her zamanki gibi sallamadım da.Bazı insanları anlamak epey güç.Insan aldığı paranın hakkını vermeli.Emek sarf etmeden kazanılan her kuruş sahip olunan haysiyetten ve onurdan götürür.Nitekim denizde bu tarazda insanlarla karşılaşmak gayet normal.Belki de haksızlık ediyorumdur kendisine inşallah öyledir.Her zaman dediğim gibi denizlerin işi adamı yormaz kaypak tipler yorar diye.Gerçekten de öyle malesef.Bu da böyle bir dünya işte gerçi mantıken  küçük bir dünya denilir.

Ahde vefa

Öyle bir gemi düşünün ki alanında dünyanın ilki olsun..Işte benim gemim oydu kilometre taşı kısacası.Öyle güzel anlarım var ki o gemide hala hatırladıkça gülümserim.Gülümsemem o geminin jilete çekilmesi gerçeğiyle buruk bir gülümseme oluyor gerçi.Ama yine de güzel gemiydi.Son zamanlarında 2 hafta boyunca üzerinde çalıştıracak kadar çırpındı belki hayatta kalmak için.Bazen egzos manifoldu patladı haftalarca duman altı sefer attık.Cigerlerimize kadar işledi belki geminin çektiği eziyet.Son anlarında yanında olamadım belki ama sürekli takip ederdim ilk göz ağrım da değildi hani.İlk göz ağrım satıldı şimdilerde yunan denizcilerine emanet.Yunan denizciler umarım bizim baktığımız gibi bakar gemime aşkıma ilk göz ağrıma (LPG/C KANDILLI).Ah bi tekrar görebilseydim seni be.Ne güzel de süzülürdük deniz aşırı..Hatta okyanus aşırı.Dünyanın öbür ucunda bi sen bi bendik.

———-konudışı———-Özledim seni.Seni yazarken çalan şarkı da epey yazmama neden oluyor gerçi.Yine konu sana geldi de yine içim kıpır kıpır.Keşke yaptığım hatayı yapmasaydım bu gün yine seni andım uzun uzun baktım fotolarına.Bi ağlamaklı oldum ki sorma.Neden bu kadar aptalım ben ya rabb! Konu sen olduğunda inan aptallaşıyorum.——–konudışı————–

Neyse be LGC GASMASTER seni asla unutmayacağım.O kadar büyük emekler sarf ettim ki sana.Sağolsun Çarkçıbaşımız epey üstüne titrerdi.Bir ameliyathane gibiydi makina dairesi.Hergün her bi taraftan sırıntı her bi taraftan arıza..Bitmek bilmez sanırdık ta hiç sen gidince biter diye düşünmezdik be hatun.Sen bizim ekmek kapımızdın seni daha ileri götürebilmekti tüm arzumuz.Meslek şerefine halel getirmemekti tüm uğraşımız.Yakıt pompan için günde 4 saat uyuduğumu anımsıyorum.Tatlı bir yorgunluktu senin kontrol odanda uyumak çok güzeldi defalarca.Seni bırakıp kamaraya gidene kadar sende uyumak çok hoştu.Terlemekten bembeyaz olurdu üstümüz herşeye rağmen senle uğraşmak çok güzeldi.Bir de yaptığımız her güzelleştirme çalışmasına hemen cevap verirdin.O konuda hiç bizi utandırmadın be güzellik.En güzeli de kıç tarafta güneşin batışını izlemekti senle.Gelecekte gitmeyi planladığım QATARGAS gemilerine bakıp sana anlatırdım herşeyimi.Sessizceydi ama her düşüncem,bir türlü aşamadım bu utangaçlığımı seni sevdiğimi söyleyemedim ama senin için çok çalıştım.Belki senin için çok geçti artık ama güzeldi senle ilgilenmek be kocakarı.Özleyeceğim seni ve hiç unutmayacağım senle kazandıklarımı.

uzun zaman

Sanki yıllar geçmişti senle en son karşılaşmamızdan sonra.Karşılaşmamız o kadar kötü zamandaydı ki anlatamam.        Neyse işte olayın boka sardıgını anlatayım kısacası.Hayatımda yaptığım en anlamsız davranışlardı sonuç olarak.Hiç mutlu olamayacam ben hayatım boyunca şurası kesin yani.Okul-ev döngüsünde okulu kırıp sadece ev yapıyorum bu son 1-2 aydır.Ve inan hayatımda bu kadar sıkılmamıştım.Hiçbirşeyin mutlu edemediği bir insan ne ara oldum bilmiyorum.Hep bakışların geliyor gözümün önüne ve utanıyorum.Insan içine çıkamıyorum anlayacağın.Kendimle savaş halindeyim özetle hiç iyi değilim be günlük.Yazarak rahatlarım diye düşünüyorum da sanmam kendime bile itiraf etmekte güçlük çektiğim şeyler var.Ailemle olan ilişkim.Onlara yeterince önem veremiyor olmam.Bunları hatırladıkça daha kötü oluyorum tabi.Ne gerek vardı bir kız meselesini bu kadar hayatımın baş konusu yapmaya.İnsanların benden beklentisini geçtim kendimden birşey beklemez hale geldim son yıllarda.Oysa herşey öyle başlamamıştı.Seni gördüm hallerin tavırların mutlu ederdi her defasında.Bu çok zor olmamalıydı.Bu kadar zor olmamalıydı.Ama ne bileyim “kısmet”.Bazen ünivde yılları deviren çiftler görüyo

rum da kıskanmanın bi tık ilerisine gidiyorum.Gidip onlara sorasım geliyor nasıl oldu,nasıl bu kadar iyisiniz ve neden bende olmuyor sizdekiler  diye.Bana küçük bi umut ışığı yaksınlar istiyorum.Hayatınızda hiç umudunu yitiren biri görmediyseniz önden buyurun.Kendimi geliştirmeye çalışıyorum bazı konularda kendimle çelişiyor olsam da bazen görmezden gelmeye çalışıp yön değiştirip bir şekilde yaşamaya çalışıyorum da olay hep sende tıkanıyor be.Neyse kısmet artık ne demeli bunca yıldır çırpınmam boşa olacağına varıyor herşey çok zor olsa da yıllar sonra yavaş yavaş kendimi bu konuda inandırmayı başarabilirim diye     düşünüyorum.Belki yıllar sonra gelirsen (ki bu tamamen hayal ürünüdür) beraber okuruz bu satırları ve o zaman dünyanın en bahtiyarı olurum.

1 nisan 2015/Çarşamba

Aslına takvime bakmasam hiç farkında değilim zamanın..Geleli 14 gün oldu stajın 9 günlük Dubai -Hindistan seferinden sonra hindistan açıkta 5 gün demirde kalmamız gerekti.Bugün 3. günü yanılmıyorsam.Makinada iş çok herkes kendi işini yapıyor -çok şükür- korktuğum başıma gelmedi.Bir mgaz4 olayı daha yaşanır diye korkmuş ve bir daha gemiye çıkasım gelmemişti.Bu gün karter kapağı(ana makinalarda şaftın olduğu mahal) açtım hunharca.Çok kolay olduğu söylenemez 2. çarkçı ve Çarkçıbaşı ile karterde visual check yaptık( bu periodik yapılması gereken bir prosedür.Böylece makinede açınma var mı yokmu onu kontrol edebiliyoruz) -evi arayacağım birazdan- Kompressör liner’i değişti(piyasada ceket diye tabir edilir) Aparat olayı önemli tabii.
Neyse işte 🙂
Bir de “aynen öyle” kelimesi ne saçma lan ! (bunu sürekli kullanan 4. kaptana karşı oluşan antipatimden dolayı yazmıştım)

hayatımın en anlamsız zamanları

Ünivin (üniversite) son yıllarına gelmiş bulunmaktayım.Bir taraftan bitsin bu çile artık derken diğer taraftan da eğitim öğretim olayının bitmesini hiç istemiyorum.İş hayatı bana göre değil bilirim sıkılırım ben hemen okul da bana göre değil hakeza.Tam bir araftayım anlaşılan.Okula gitsem bi dert gitmesem bir dert sürekli yoklama ile korkutulan bir insanım nedense.Hiç gitmek istemiyorum okula keşke uzaktan eğitim okusaydım ünivi.Ama nerde çevre baskısı ve aile baskısının kollektif çalışmasıyla hayatımın en anlamsız yıllarını yaşıyorum.Geçen inovasyon dersi hocası sormuştu hayattan beklentin var mı diye.Ciddi anlamda düşündüm de gerçekten bulamamıştım.Oysa eskiden ne güzel amaçlarım vardı.Hayal ötesi bile olsa bir gayem vardı hayatta.Ama şimdi sadece günü yaşamaya harcıyorum ömrümü.Kaldı ki bu çok anlamsız ve gereksiz bir hayat yaşamama nedendir.Bu şekil yaşamayı asla istememiştim.Ünivin bana katkısı bu olmamalıydı.O kadar sene bunun için çalışmış olamam yani.Anlamsız robotlaşmış insanlar topluluğunda yaşamak zorunluluğuna katlanacağımı bilsem ta en başından yurt dışında okumak için uğraşırdım.Ve büyük ihtimal başarırdım da.Keşke yurt dışında okusaydım.En azından okula gittiğimizde o günü öldü diye değerlendirmezdim.Şimdi saat 3 olmasına ve sabah dersimin olmasına rağmen hala ayakta dikilmiş duruyorum ve okul ile alakalı en küçük bir isteğim yok.Bunu başaran aptal ötesi hocalarıma eğitmenlerime ve onların soyuna sopuna saygı sevgilerimi iletmeyi boynumun borcu kabul ederim 

7 ay sonra yeniden

o kadar saçma bir başlangıç yaptım ki okula anlata anlata bitiremem inanın.Onca zaman sonra okula başlayıp ilk dersten sınıftan dısarı gönderilmek (!) hem de üniversitede.Lise 5 derim ya hep boşa demiyorum gerçekten zor günlerle sınanıyorum yazacak takatim yok inanın ki

İş tutma ahlakımız

Şimdi yapacağım gibi konuşunca insanlar öyle üst seviyeden sallarlar ki hele ki eleştri yaparken deymeyin keyfine..Ama bunları yazmasam olmaz diye düşünüyorum.Bu seneki stajımla beraber 3. gemi ve toplamda 6 aylık gemi makine stajerliği yapmış bulunuyorum.Bu stajlarımın hiçbirinde bir kuruş para almadım ve bu durum dışardan bakıldığında çok aptalca çok enayice görünüyor.İçerden bakılan tarafı bana kalmış.Neyse işte bu 6 aylık dönemde 3 farklı gemi 2 farklı şirket ki bu şirketler alanında en iyi şirketler.Bunların stajer politikasında paranın asla yeri yok bir bakıma haklı olsalar da kos koca şirketlere yakışmaz dediğim türden şirketler.Neyse konuya gelecek olursak geçen 6 aylık süre içinde insanların çalışıyorum dediği şirketlerde yattığını fark ettim.Yani ben burada çalışıyorum diye etrafa hava basan insanların arka sesinde aslında ben bu şirkette yatıyorum duyulmakta.En azından vicdanları bunu söylerken onlar bunu farklı yansıtmaktadırlar.Boş oturdukları söylenmez tabi çalışmak yerine daha çok üst kademesindeki amirlerine yalakalık yaparak onların gözüne girmeye çalışmaktalar.E tabii o kadar boş durunca insanın canı sıkılır tabi.Vardiyalara telefonlar getirip oyunlar oynanmakta hatta vardiyası olan insanın makine dairesinden sadece çay saati ayrılması gerekirken çay saatine kadar orda oturup etrafla uğraşmak olayını iş yapmak sananlar var.Bu tür insanlar en kaba tabirle işin orospusu.Öyle kötüdür ki öyle insanlarla çalışmak değmeyin gitsin.Adamlar hem iş yapmayıp hem de aylık en aşşağı 3500 tl alıyorlar 

stajdaki günlüğümden  

İbretlik durumlar

Gemide son 1 ay.. Ve artık sıkılma evresine girmiş bulunmaktayım.Çalışmaktan veya  hayvan gibi çalışmaktan değil iş arkadaşlarımın çalışmamasından sıkıldım.Kardeşim aldığın paranın hakkınıvermiyorsun diye haykırasım var ama yaşlarına daha doğrusu onların dünyaya geldiklerinden bu yana geçen zamanına hürmeten bişey demiyorum.Diyemiyorum çünkü bize öyle öğretilmedi içim içimi yiyor doğrusu insanların haram parayla ailelerini geçindirmeleri durumunu gördükçe.İşinin hakkını vermeyen bir yığın bk çuvalından öteye bişey değildir gözümde.Hele ki o iş karşılığında para alıyorsa.Ben stajer halimle günlük 8 10 saat çalışıyor karşılığında bir kuruş almıyor iken adamlar 25** dolar alıyor aylık tak yatıyor en azı.Bi de her yere yazıyorlar “dadal oğlunda çalışıyor”.En büyük yalanlarıdır insanların böyle etiketler.Oysa doğrusu ” dadal oğlunda yatıyor” olacaktı.Günlük sadece bir iş yapıp yatma durumları da cabası.Lan devlet memuru musun behey gavat.Yeminle zabit olduğumda bu tür elemanları gemiden göndermeden rahat uyumayacam.Neyse işte bu da böyle

stajdan hatıralar  

Sen istanbulsun

optimist

Bu şarkı bana hep seni hatırlatır.nedensizce gülerim gözlerim dolar çoğu defa sen gelince aklıma.Gerçi hiç gitmiyorsun aklımdan.Yoruldum desem yeridir.Hoş bir yorgunluk sayılır aslında çünkü hiç hayıflanmıyorum.Sadece yüzünü görüym yeter diyorum uzaktan olsa iyi aslında.Ne biliym artık olmayacağına o kadar kesin kanaatler getirdim ki.Beni görünce moralin bozulsun istemiyorum.Bana yetecek kadar bakıyorum sana uzaktan bazen görüyorum uzaktan uzağa..Sen bakınca başka yere bakıyor çoğu defa saklanıyorum desem yeridir.Bunu neden anlatma ihtiyacı duyuyorum bilmiyorum.Belki sevgili yaptın ya da ne biliym herkes olur bu olmaz diyorsundur benim hakkımda.Arkadaşların bile senin baktığın gibi bakıyor bana ne zaman karşılaşsam.Anlamıyorum nasıl bir kin nasıl bir hastalık ya da ne biliym var bi sıkıntı..Hem de çok büyük bir sıkıntı var.Gemideyken düşünecek çok şey vardı hem düşünecek çok zaman.Hep aynı şeyi düşündüm neden olmuyor bir türlü.Günlerimi saatlerimi verdim.Çok okudum çok yazdım ama hiç birisi etkili değildi sadece boşa kürek salladım aylarca.Bi kaç ay içinde 3 yılı bulacak seni ilk gördüğümden bu yana.Ancak bundan sanane sen malın tekisin ciddi ciddi söyleyebilirim bunu.Sen bu sevginin bir gramını bile hak etmeyen gerizekalının tekisin.O kadar aptalsın ki ne yapacağını bilemiyorsun.İnsan sevildiğini bildiği insana bu kadar katı davranır mı anlamıyorum.Var sende bi hastalıklı durum da çıkaramadım çıkaracak takatim de kalmadı esasında.Sadece biraz daha az pollyanna’cılık oynuyorum o kadar.Eskiden olsa her hareketine mana verirdim ancak artık manasızlaştı her hareketin.Aslında eskiden de manasızdı.İstanbulsun dedim başlıkta da her zaman olduğu gibi başlığa pek sadık kalamadım ya la.Neyse işte bu kadar karışıklık kafi bu günlük.Evden çıkıyorum artık yurt hayatına devam edeceğim bakalım zaman bize neler getirir.. http://twitter.com/meyvelilahmacun

kısa kıza

Uzun zaman oldu yazmayalı.Sürekli not alasım vardı aklıma takılan çeşitli olayları yazmayı severim.Bi not defterim olmalı aslında.O kadar 

Blog

Kurdish Matters

A blog by Fréderike Geerdink, the only foreign journalist based in Diyarbakır.

Nigar Ertürk Lisesi

Bu site Nigar Ertürk lisesi öğrencileri tarafından düzenlenmektedir

ozgunmakaleci

Just another WordPress.com site

Blogum

Just another WordPress.com site

xstex

Geek Stuff

babymakescrazy

NEWLY MARRIED, NEWLY MOVED ACROSS THE COUNTRY AND NEWLY KNOCKED-UP. THINGS ARE GOING TO GET BUMPY. LITERALLY

ve de ki!

mısralı şiir tatsızlığı

Özgür Koridor

Bir tür Manifesto

loveis1907

dar ağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe

%d blogcu bunu beğendi: